Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun 81. dönem açılış haftasında New York’ta düzenlenen pandemiye hazırlık konulu yüksek düzeyli toplantıda konuştu. 25 Eylül 2026’daki toplantıda Memişoğlu, salgınların tek bir ülkenin tek başına üstesinden gelemeyeceği sorunlar yarattığını belirterek uluslararası iş birliği çağrısında bulundu.
Toplantı, COVID-19 salgınından çıkarılan derslerin kalıcı hâle getirilmesi ve olası yeni salgınlara karşı ülkelerin hazırlık kapasitesinin güçlendirilmesi gündemiyle toplandı. BM Genel Kurulu, pandemiye hazırlık konusundaki ilk yüksek düzeyli toplantısını Eylül 2023’te yapmış ve bu toplantıda ülkelerin taahhütlerini içeren bir siyasi bildirge kabul edilmişti. Bu yılki toplantı, konunun üç yıl aradan sonra yeniden devlet ve hükümet temsilcileri düzeyinde ele alındığı buluşma oldu.
Memişoğlu: Sağlık Temel Bir İnsan Hakkıdır
Bakan Memişoğlu konuşmasında, “Pandemiler, küresel sağlık güvenliğinin ortak bir sorumluluk olduğunu göstermiştir” ifadesini kullandı. Sağlığın temel bir insan hakkı olduğunu vurgulayan Memişoğlu, sağlık hizmetlerine erişimde ülkeler arasındaki eşitsizliklere dikkat çekti ve acil sağlık durumlarında hiçbir ülkenin yalnız bırakılmaması gerektiğini söyledi.
Memişoğlu, Türkiye’nin COVID-19 döneminde güçlü sağlık altyapısı sayesinde hiçbir vatandaşını tedaviye erişimden yoksun bırakmadığını, bu dönemde ihtiyaç duyan ülkelere karşılık beklemeden tıbbi yardım gönderdiğini ifade etti. Bakan, küresel yönetişimdeki eşitsizliklere ilişkin Türkiye’nin sıkça dile getirdiği “Dünya 5’ten büyüktür” ilkesini de hatırlattı.
Gazze’deki Sağlık Krizine Dikkat Çekti
Konuşmasında Gazze’deki insani duruma da değinen Memişoğlu, bölgede kadın ve çocukların hayatını kaybettiğini, insanların aşılara ve temel ilaçlara erişemediğini söyledi. Gazze örneği, çatışma bölgelerinde sağlık hizmetlerine erişimin salgınlara hazırlık tartışmasından ayrı düşünülemeyeceğini de gösteriyor.
Guterres’ten Pandemiye Hazırlık Konusunda Rehavet Uyarısı
Aynı toplantıda konuşan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, salgınlar geçtikten sonra oluşan gevşemeye dikkat çekti. Guterres, “Dünyada bir virüs ortaya çıktığında para akıyor, sözler veriliyor ancak etkisi geçtiğinde rehavet hakim oluyor. Bu da kamu sağlığına karşı güvene zarar veriyor” dedi.
Guterres, birbirine bağlı bir dünyada hiçbir ülkenin tehditlerden kendini soyutlayamayacağını belirterek şu başlıkların altını çizdi:
- Hayat kurtaran araçlara ve finansmana eşit erişim sağlanması,
- Yerel sağlık sistemlerinin sürdürülebilir şekilde finanse edilmesi,
- Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) bünyesindeki Patojen Erişimi ve Yarar Paylaşımı sistemine tüm ülkelerin eşit katılımı,
- DSÖ Pandemi Anlaşması sürecinin tamamlanması.
Guterres, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki Ebola salgınını da ortak eylem kapasitesinin sınandığı güncel bir örnek olarak gösterdi.
DSÖ Pandemi Anlaşması Nedir?
DSÖ Pandemi Anlaşması, 20 Mayıs 2025’te Cenevre’deki 78. Dünya Sağlık Asamblesi’nde oy birliğiyle kabul edilmişti. Anlaşma; salgınlara karşı uluslararası koordinasyonu ve aşı, ilaç ve tanı araçlarına adil erişimi düzenliyor. Metne göre sisteme katılan üreticiler, salgın döneminde gerçek zamanlı üretimlerinin yüzde 20’sini hedefleyen bir bölümü halk sağlığı ihtiyacına göre dağıtılmak üzere DSÖ’nün erişimine açacak.
Anlaşma, ülkelerin egemenliğine ilişkin güvenceler de içeriyor: DSÖ Sekretaryası’na ülkelerin iç hukukunu değiştirme ya da karantina veya aşı zorunluluğu gibi önlemleri dayatma yetkisi vermiyor. Patojen örneklerinin ve bunlardan elde edilen faydaların paylaşımını düzenleyecek ek metin ise ayrı bir çalışma grubunda müzakereye bırakılmıştı; anlaşma bu ek kabul edildikten sonra imza ve onaya açılacak.
Uluslararası Sağlık Tüzüğü’nde Yeni Dönem
Pandemiye hazırlık alanındaki bir diğer önemli düzenleme, Uluslararası Sağlık Tüzüğü’nde yapılan değişiklikler oldu. Dünya Sağlık Asamblesi’nin Haziran 2024’te kabul ettiği değişiklik paketi, DSÖ’nün açıklamasına göre 19 Eylül 2025’te yürürlüğe girdi. Değişikliklerle, salgınlara karşı erken uyarı ve müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi amaçlanıyor; aralarında “pandemik acil durum” tanımının da bulunduğu yeni hükümler tüzüğe eklendi.
Tüzüğün 2022 değişikliklerini reddetmiş olan dört taraf ülke için ise 2024 değişiklikleri, bildirimden 24 ay sonra, yani 19 Eylül 2026’da yürürlüğe giriyor. Böylece BM’deki toplantı, değişikliklerin bu ülkeler için de geçerlilik kazandığı günlerin hemen ardından yapılmış oldu.
Sonuç
BM’deki toplantı, COVID-19’un üzerinden yıllar geçmesine rağmen salgınlara hazırlığın hâlâ finansman, eşit erişim ve uluslararası iş birliği sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu gösterdi. BM Genel Kurulu’nun açılış haftasındaki diğer konuşmalara Guterres’in Genel Kurul konuşması ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması haberlerimizden ulaşabilirsiniz.

Kaynaklar: BM Genel Kurulu 81. dönem pandemiye hazırlık yüksek düzeyli toplantısı (New York, 25.09.2026), Anadolu Ajansı kaynaklı haberler (Sondakika.com, Haberler.com, Bengütürk, En Son Dakika, 25.09.2026); Dünya Sağlık Örgütü (who.int) Pandemi Anlaşması bilgi sayfası.









