Her yıl 29 Eylül’de kalp ve damar hastalıklarına dikkat çekmek amacıyla düzenlenen Dünya Kalp Günü, bu yıl da Türkiye’de en sık ölüm nedeninin değişmediği bir tabloyla karşılanıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2025 yılında yaşanan ölümlerin yüzde 34,7’si dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklandı. Başka bir deyişle, ülkede yaklaşık her üç ölümden biri kalp ve damar hastalıklarıyla bağlantılı.
TÜİK’in 25 Haziran 2026’da yayımladığı Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri’ne göre 2025’te toplam 491 bin 684 kişi hayatını kaybetti. Bu sayı bir önceki yıla göre 1.950 kişi arttı. Ölenlerin yüzde 55,1’ini erkekler, yüzde 44,9’unu kadınlar oluşturdu.
Türkiye’de Ölüm Nedenlerinin İlk Üç Sırası
| Ölüm nedeni | 2025 payı |
|---|---|
| Dolaşım sistemi hastalıkları | Yüzde 34,7 |
| İyi ve kötü huylu tümörler | Yüzde 16,1 |
| Solunum sistemi hastalıkları | Yüzde 15,1 |
Dolaşım sistemi hastalıkları alt gruplarına bakıldığında ölümlerin yüzde 42,3’ünün iskemik kalp hastalığından, yüzde 24,6’sının diğer kalp hastalıklarından ve yüzde 18,2’sinin serebrovasküler hastalıklardan, yani inme gibi beyin damarlarını ilgilendiren hastalıklardan kaynaklandığı görülüyor.
İllere Göre Farklar Büyük
Dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklanan ölümlerin toplam ölümler içindeki payı iller arasında belirgin şekilde farklılaşıyor. Bu oran 2025’te yüzde 47,7 ile en yüksek Çanakkale’de görüldü. Çanakkale’yi yüzde 42,8 ile Balıkesir, yüzde 42,2 ile Hatay ve yüzde 42,0 ile Burdur izledi. En düşük oran ise yüzde 25,4 ile Kilis’te kaydedildi. Bu oranlar ölüm nedenlerinin il içindeki dağılımını gösterdiği için, yaşlı nüfusun yoğun olduğu illerde kalp ve damar kaynaklı ölümlerin payının daha yüksek çıkması beklenen bir durum; oranlar tek başına illerin sağlık hizmeti düzeyini karşılaştırmak için kullanılmamalı.
Dünya Kalp Günü ve Küresel Tablo
Dünya Kalp Günü, Dünya Kalp Federasyonu (World Heart Federation) öncülüğünde her yıl 29 Eylül’de kutlanıyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre 2022’de dünya genelinde tahminen 19,8 milyon kişi kalp ve damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetti; bu, tüm ölümlerin yaklaşık yüzde 32’sine karşılık geliyor. Bu ölümlerin yüzde 85’i kalp krizi ve inmeden kaynaklanıyor. Kalp ve damar hastalıklarından kaynaklanan ölümlerin dörtte üçünden fazlası düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşanıyor.
Dünya Kalp Günü’nün amacı, bu tablonun önemli bölümünün önlenebilir risk etkenlerinden kaynaklandığına dikkat çekmek. Hastalık yalnızca ileri yaşları etkilemiyor. DSÖ verilerine göre 2021’de bulaşıcı olmayan hastalıklar nedeniyle 70 yaşından önce yaşanan 18 milyon erken ölümün en az yüzde 38’i kalp ve damar hastalıklarından kaynaklandı. Türkiye’deki yüzde 34,7’lik oran da küresel ortalamaya yakın bir tabloya işaret ediyor.
DSÖ, kalp ve damar hastalıklarının önlenebilir risk etkenlerini şöyle sıralıyor:
- Tütün kullanımı,
- Sağlıksız beslenme (fazla tuz, şeker ve yağ tüketimi) ve obezite,
- Fiziksel hareketsizlik,
- Zararlı düzeyde alkol tüketimi,
- Hava kirliliği.
Bu etkenler zamanla yüksek tansiyon, yüksek kan şekeri, kan yağlarında yükseklik ve fazla kilo gibi ara risklere dönüşüyor. DSÖ, yetişkinler için haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktiviteyi ve günlük tuz tüketiminin 5 gramın altında tutulmasını öneriyor.
Korunmada İlk Adım Düzenli Kontrol
Aile hekimlikleri, tansiyon, kan şekeri ve kan yağları gibi temel risk göstergelerinin takibinde ilk başvuru noktası. Sigarayı bırakmak isteyenler ise Sağlık Bakanlığı’nın ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı’ndan destek alabiliyor.
Kalp Krizi ve İnmenin Belirtileri
Dünya Kalp Günü vesilesiyle hatırlatılan en önemli konulardan biri, kalp krizi ve inme belirtilerinin erken tanınması. DSÖ’nün bilgi notuna göre kalp krizinin en sık belirtileri şunlar:
- Göğsün ortasında ağrı ya da rahatsızlık hissi,
- Kollarda, sol omuzda, dirseklerde, çenede ya da sırtta ağrı veya rahatsızlık,
- Nefes almada güçlük, bulantı, baş dönmesi, soğuk terleme ve solukluk.
İnmenin en yaygın belirtisi ise yüzde, kolda ya da bacakta, çoğunlukla vücudun tek tarafında ortaya çıkan ani güçsüzlük. Ani uyuşma, konuşmada ya da konuşulanı anlamada güçlük, bir ya da iki gözde görme kaybı, denge kaybı, nedeni bilinmeyen şiddetli baş ağrısı ve bayılma da inmeye işaret edebiliyor. Bu belirtilerden herhangi biri görüldüğünde vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı; her iki durumda da tedaviye ne kadar erken başlanırsa kalıcı hasar riski o kadar azalıyor.
Sonuç: Önlenebilir Risklere Odaklanmak
TÜİK verileri, kalp ve damar hastalıklarının Türkiye’de ölüm nedenleri arasındaki ağırlığını koruduğunu gösteriyor. Dünya Kalp Günü, bu hastalıkların önemli bölümünün yaşam tarzı değişiklikleri ve erken tanıyla önlenebilir olduğunu hatırlatmak açısından önem taşıyor. Mevsimsel hastalıklardan korunmaya ilişkin önerileri ise grip aşısı haberimizde bulabilirsiniz.

Kaynaklar: TÜİK, Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri 2025 (data.tuik.gov.tr, 25.06.2026); Dünya Sağlık Örgütü, kardiyovasküler hastalıklar bilgi notu (31.07.2025); World Heart Federation. Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için hekime başvurulmalıdır.









