ABD ile İran arasındaki savaş, 28 Şubat 2026’daki ilk saldırılardan yaklaşık 7 ay sonra Hürmüz Boğazı’nda sürüyor. Haziran’da imzalanan mutabakat muhtırasının çökmesinin ardından eylülün ilk haftasında taraflar karşılıklı olarak tanker ve savaş gemilerini hedef aldı.
Aynı günlerde diplomasi de yeniden hareketlendi: İran’ın Umman ile üzerinde anlaştığı geçici geçiş güzergâhı, 14 Eylül’de Maskat’ta Körfez ülkelerine sunulacak. Hürmüz’deki gelişmelerin enerji fiyatları üzerinden Türkiye’nin faturasına yansımasını daha önce incelemiştik; bu yazıda sürecin geldiği noktayı ele alıyoruz.
Kısa cevap: Hürmüz Boğazı’nda çatışma sürüyor, biçim değişti
Al Jazeera, eylül başındaki tabloyu ABD ile İran arasında bir “tanker savaşı” olarak tanımladı. Uluslararası basında çatışma genel olarak “İran savaşı” adıyla anılırken Türk basınında “savaş”, “tanker savaşı” ve “gerilim” ifadeleri birlikte kullanılıyor.
Kaynaklara göre eylüldeki başlıca gelişmeler şunlar:
- 30 Ağustos-1 Eylül: ABD ordusu, bir ayı aşkın sürenin en ağır saldırılarını düzenlediğini açıkladı; saldırılarda en az 12 kişinin öldüğü bildirildi.
- 5-6 Eylül: ABD’nin üç İran tankerini vurduğu, İran’ın ise bir ABD uçak gemisi ve muhribine balistik füze attığını açıkladığı bildirildi. İki gemi de füzelerden etkilenmedi.
- 9 Eylül: İran Devrim Muhafızları, Hürmüz’de 2 ABD gemisi, 8 tanker ve 10 başka gemiyi hedef aldığını duyurdu. Bu iddia bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı.
- 10 Eylül: Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı petrol boru hattına insansız hava aracı saldırısı düzenlendi, hat kapatıldı. Saldırıyı üstlenen olmadı.
Hürmüz Boğazı’nda ateşkes nasıl çöktü?
Savaşın başlamasının ardından Nisan başında Pakistan arabuluculuğunda iki haftalık ateşkes ilan edildi. İslamabad görüşmelerinden sonuç çıkmayınca ABD, 13 Nisan’da İran limanlarına deniz ablukası uyguladı. 17 Haziran’da ise iki ülke arasında bir mutabakat muhtırası imzalandı.
Al Jazeera’nın aktardığına göre muhtıra; 60 gün içinde nihai anlaşmaya varılmasını, ablukanın 30 gün içinde kaldırılmasını, İran’ın boğazdaki mayınları temizlemesini ve gemilere serbest geçiş sağlanmasını öngörüyordu. Ancak haziran sonunda yeniden başlayan saldırıların ardından ABD Başkanı Donald Trump, temmuz başında anlaşmanın bittiğini açıkladı. Muhtıranın süresi 17 Ağustos’ta doldu; İran taahhütlerini askıya aldığını ve Washington’la doğrudan görüşmeleri kestiğini duyurdu.
Rakamlarla Hürmüz Boğazı’ndaki tablo
Dünya petrol ticaretinin kilit geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’ndaki trafik, savaş öncesi seviyelerin çok altında seyrediyor:
| Gösterge | Değer | Kaynak |
|---|---|---|
| Günlük gemi geçişi (savaş öncesi) | Yaklaşık 130 | Al Jazeera, 26.08.2026 |
| Günlük gemi geçişi (eylül başı, 10 günlük ortalama) | 13 | Kpler / Al Jazeera, 06.09.2026 |
| Hürmüz petrol akışı (savaş öncesi) | Yaklaşık 20 milyon varil/gün | IEA, Eylül 2026 |
| Hürmüz petrol akışı (Mart-Mayıs ortalaması) | 2,7 milyon varil/gün | IEA, Eylül 2026 |
| Körfez petrol ihracatı (Ağustos) | Yaklaşık 13 milyon varil/gün | IEA, 11.09.2026 |
| Brent petrol (11 Eylül kapanışı) | 104,61 dolar | Trading Economics |
ABD yönetimi Hürmüz Boğazı’nın açık olduğunu ve günde en az 10 milyon varil petrolün geçtiğini savunuyor. Ancak Al Jazeera’nın gemi takip verilerine dayanan analizi, bu açıklamanın bağımsız verilerle örtüşmediğini ortaya koydu. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ise eylül raporunda 2026’da küresel petrol arzının günlük 5,7 milyon varil, talebin 2,5 milyon varil azalacağını öngördü.
Taraflar ne diyor?
- ABD: Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), saldırıları İran’ın Hürmüz’de gemilere ve ABD personeline yönelik saldırı girişimlerine karşılık olarak tanımlıyor.
- İran: Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılmasını, ABD’nin muhtıradaki yükümlülüklerini (yaptırımların kaldırılması ve dondurulmuş varlıklar) yerine getirmesine bağlıyor.
- Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA): Guvernörler Kurulu 9 Eylül’de 23 evet, 3 hayır ve 8 çekimser oyla İran’ı BM Güvenlik Konseyi’ne sevk etti. Rusya ve Çin karşı oy kullandı.
- Körfez ülkeleri: BAE ile İran liderleri 12 Eylül’de BRICS zirvesinde, savaştan bu yana ilk kez yüz yüze görüştü.
Umman koridoru ve Türkiye’nin tutumu
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, 26 Ağustos’ta Umman ile Hürmüz Boğazı’nda 7 mil (yaklaşık 11 kilometre) genişliğinde geçici bir güzergâh üzerinde anlaşıldığını açıkladı. Körfez İşbirliği Konseyi ve Irak’ın katılacağı 14 Eylül’deki Maskat toplantısı, bu önerinin bölge ülkelerinden destek bulup bulmayacağını gösterecek.
Türkiye, savaşın ilk gününden bu yana ateşkes ve müzakere çağrısını sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 28 Şubat’taki açıklamasında ABD ve İsrail’in saldırılarından duyulan endişeyi dile getirmiş, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını da kabul edilemez bulduğunu belirtmişti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise 12 Eylül’de İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile telefonda görüşerek Hürmüz’deki durumu ve müzakere sürecini ele aldı.
Enerji ithalatına bağımlı Türkiye için tablo ekonomik açıdan da önemli. TÜİK verilerine göre Türkiye’nin enerji ithalatı temmuzda yıllık %13,1 artışla 5,83 milyar dolara ulaştı.
Ne beklemeli?
Kısa vadede üç gelişme belirleyici olacak: Maskat toplantısında Umman koridorunun kabul görüp görmeyeceği, BM Güvenlik Konseyi’nin İran dosyasını nasıl ele alacağı ve boğazdaki karşılıklı saldırıların sürüp sürmeyeceği. Suudi boru hattına yönelik saldırı ve Kızıldeniz’deki gelişmeler, Hürmüz’e alternatif rotaların da risk altında olduğunu gösteriyor. Bu nedenle diplomatik bir ilerleme sağlanmadıkça petrol fiyatlarındaki baskının sürmesi bekleniyor.
Kaynaklar: Al Jazeera analiz ve haberleri (23.07, 04.08, 17.08, 26.08, 01.09, 03.09, 06.09 ve 12.09.2026); IEA Petrol Piyasası Raporu (Eylül 2026); France24, UAEA Guvernörler Kurulu kararı (09.09.2026); Euronews (13.09.2026); The National (11.09.2026); Anadolu Ajansı (09.09.2026); Habertürk, Dışişleri kaynakları (12.09.2026); TÜİK dış ticaret verileri (Temmuz 2026); Trading Economics. Taraf açıklamaları bağımsız olarak doğrulanamamıştır; gelişmeler hızla değişebilir.









