Otomotiv Pazarı, ODMD verilerine göre ağustos 2026’da geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 20,28 daraldı. Ocak-ağustos dönemindeki toplam daralma ise yüzde 11,91 ile 719 bin 996 adet oldu.
Otomotiv Pazarında Segment ve Gövde Tipi
Sekiz aylık dönemde otomobil pazarının yüzde 84,3’ünü A, B ve C segmentlerindeki araçlar oluşturdu; SUV’lar 372 bin 790 adet ve yüzde 66,1 payla gövde tipinde ilk sırada yer aldı.
Otomotiv Pazarında Motor Türü Dağılımı
Motor türlerinde benzinli araçlar yüzde 40,8, hibrit araçlar yüzde 33,1, elektrikli araçlar yüzde 18,8, dizel araçlar ise yüzde 5,9 pay aldı; hafif ticari araç pazarı ise ağustosta yüzde 0,34 ile sınırlı bir artış gösterdi.

Otomotiv pazarındaki bu küçülme, yüksek finansman maliyetleri ve tüketici güvenindeki dalgalanmalarla ilişkilendiriliyor; SUV ve elektrikli araç segmentindeki talep ise genel daralmaya karşın nispeten dirençli kalıyor.
ÖTV ve Finansman Maliyetleri Otomotiv Pazarını Nasıl Etkiliyor
Türkiye’de yeni araç fiyatlarının önemli bir bölümünü, motor hacmi ve matrah fiyatına göre kademeli olarak uygulanan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) oluşturuyor; üst dilimlere giren araçlarda ÖTV oranı yüzde 100’ün üzerine çıkabiliyor. Bu yapı, araç fiyatlarını enflasyonun üzerinde artırarak talebi doğrudan etkiliyor.
ODMD (Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği), Türkiye’de araç ithalatçısı ve distribütör firmaların üye olduğu sektör kuruluşudur ve aylık perakende satış verilerini üyelerinden topladığı bilgilerle kamuoyuna açıklar. Yüksek taşıt kredisi faizleri, tüketicilerin araç alımını peşin ödemeye veya vadeyi uzatmaya yönlendiriyor; bu da özellikle orta ve düşük segmentlerdeki talebi SUV ve premium segmentlere kıyasla daha fazla geriletiyor.
Elektrikli Araç Payındaki Artış
Motor türü dağılımında elektrikli araçların payının yükselmesi, sadece Türkiye’ye özgü değil dünya genelinde gözlenen bir eğilimin parçası; yerli üretim TOGG modellerinin pazara girmesi ve elektrikli araçlara yönelik vergi avantajları bu segmentteki talebi destekleyen unsurlar arasında sayılıyor. Buna karşılık genel pazardaki daralma, hem yüksek araç fiyatlarının hem de taşıt kredisi faizlerinin tüketicileri alım kararını geciktirmeye ittiğini gösteriyor; SUV segmentinin payının yüksek kalması ise tüketici tercihlerinin fiyat hassasiyetine rağmen büyük gövde tipi araçlardan yana olduğuna işaret ediyor.
İhracat Odaklı Üretim Yapısı
Türkiye otomotiv sanayisinin ürettiği araçların büyük bölümü iç pazarda satılmak üzere değil, Avrupa başta olmak üzere ihracat için üretiliyor; bu nedenle fabrika üretim rakamları ile iç pazar satış rakamları farklı yönlerde hareket edebiliyor; bu ihracat performansı dış ticaret açığının seyrini de etkileyen unsurlardan biri. İç pazardaki daralma, üretim hacmini değil öncelikle distribütörlerin ve bayilerin stok devir hızını etkiliyor; ihracat talebi güçlü kaldığı sürece üretim tarafında benzer bir yavaşlama görülmeyebiliyor.
Filo ve Kiralama Satışlarının Rolü
Otomotiv pazarındaki toplam satış rakamlarının önemli bir bölümünü, bireysel alıcılar dışında filo şirketleri ve kısa-uzun dönem kiralama firmalarının toplu alımları oluşturuyor; bu segment, bireysel tüketici talebindeki daralmadan bağımsız olarak şirketlerin araç yenileme takvimine göre hareket edebiliyor. Kiralama şirketlerinin alım kararlarını erteleme veya öne çekmesi, aylık pazar verilerinde bireysel talepten kaynaklanmayan ek dalgalanmalara neden olabiliyor.
Yedek Parça ve Servis Talebi
Yeni araç satışlarındaki daralma, dolaylı olarak ikinci el araç parkının yaşını yükselttiği için yedek parça ve bakım-servis talebini artırabiliyor; tüketiciler yeni araç almak yerine mevcut araçlarını daha uzun süre kullanmayı tercih ettiğinde bu segment canlanabiliyor.
Eylül ve ekim aylarındaki satış rakamları, yaz sonu daralmasının kalıcı olup olmadığını gösterecek; sektör temsilcileri, yıl sonu kampanyalarının ve olası finansman kolaylıklarının talebi bir ölçüde canlandırabileceğini öngörüyor.
Tedarik Zincirindeki Genel Normalleşme
2021-2022 döneminde küresel çip krizi otomotiv üretimini ciddi biçimde sekteye uğratmış, üreticiler talebi karşılayamamıştı; o dönemden bu yana tedarik zincirlerinin büyük ölçüde normalleşmesi, üretim tarafındaki kısıtları azalttı.
Bayiler, pazardaki daralma dönemlerinde genellikle stok fazlasını eritmek için kampanya ve taksit avantajlarına yöneliyor; bu durum kısa vadede fiyat rekabetini artırsa da üreticilerin kâr marjını baskılayan bir unsur olarak öne çıkıyor.
Kaynak: ODMD, Ağustos 2026 pazar verileri.









