Türkiye’nin ekonomi gündemi, yeni haftaya üç başlıkla giriyor: Merkez Bankası’nın faizi sabit tutması, 100 doları aşan petrol fiyatları ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 16 Eylül’deki kararı. Piyasalar, dezenflasyon sürecinin enerji fiyatlarıyla ne kadar sınanacağını tartıyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, 10 Eylül’deki toplantısında politika faizini %37’de sabit bıraktı. Aynı hafta Borsa İstanbul yükselişle kapanırken Brent petrol haftalık bazda %8,5 değer kazandı. Hükümetin 6 Eylül’de açıkladığı Orta Vadeli Program (OVP) ise yıl sonu enflasyon tahminini yukarı çekti.
Merkez Bankası neden beklemeyi seçti?
TCMB’nin karar metninde, jeopolitik gelişmeler nedeniyle yüksek seyreden enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğu vurgulandı. Kurul, gecelik borç verme faizini %40, borçlanma faizini %35,5 olarak korudu. Faiz, temmuz toplantısında da değiştirilmemişti.
Kararın arka planında enflasyondaki yavaş seyir var. TÜİK verilerine göre ağustosta yıllık tüketici enflasyonu %31,51, aylık artış %1,84 oldu. Yıllık oran temmuzda %31,75 seviyesindeydi. Resmî rakamlarla mutfaktaki tablo arasındaki farkı daha önce ayrıntılı olarak ele almıştık.
Kurulun toplantı özeti 17 Eylül’de yayımlanacak; bir sonraki faiz kararı 22 Ekim’de açıklanacak.
OVP ve beklentiler: Enflasyon hedefi yukarı çekildi
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın açıkladığı 2027-2029 dönemi OVP’de 2026 yıl sonu enflasyon tahmini %28,4’e yükseltildi. Program, enflasyonun 2027’de %21’e, 2028’de %13,5’e, 2029’da %9’a inmesini öngörüyor. Bu yılın büyüme tahmini ise %3,8’den %3,3’e düşürüldü; gerekçe olarak enerji ve emtia fiyatlarındaki artış gösterildi.
Piyasa beklentileri resmî tahminin biraz üzerinde. TCMB’nin eylül ayı Piyasa Katılımcıları Anketi’nde yıl sonu enflasyon beklentisi %29,43’ten %29,61’e çıktı. Katılımcılar yıl sonunda politika faizini %35,07, dolar/TL kurunu 51,57 seviyesinde bekliyor.
Piyasalarda haftanın tablosu
Anadolu Ajansı’nın derlediği verilere göre 11 Eylül kapanışında öne çıkan göstergeler şöyle:
| Gösterge | Değer | Kaynak |
|---|---|---|
| Politika faizi | %37 (sabit) | TCMB, 10.09.2026 |
| BIST 100 | 14.467 puan (haftalık +%3,25) | AA, 11.09.2026 |
| Dolar/TL | 48,46 | AA, 11.09.2026 |
| Euro/TL | 56,47 | AA, 11.09.2026 |
| Gram altın | 6.830 TL (haftalık -%0,87) | AA, 11.09.2026 |
| Brent petrol | 104,50 dolar (haftalık +%8,5) | AA, 12.09.2026 |
| 5 yıllık CDS | 224 baz puan | İş Yatırım, 11.09.2026 |
| Yıllık TÜFE (Ağustos) | %31,51 | TÜİK, 03.09.2026 |
Borsa güçlü bir hafta geçirse de ülke risk primi (CDS) haftalık 6,6 baz puan artışla 224’e, 10 yıl vadeli dolar cinsi eurobond getirisi %6,79’a yükseldi. Bu tablo, dış kaynaklı risklere karşı hassasiyetin sürdüğüne işaret ediyor.
Reel ekonomi: Büyüme yavaşladı, işsizlik arttı
Piyasalardaki olumlu havaya karşın reel ekonomiden gelen veriler daha temkinli bir görüntü çiziyor:
- Büyüme: Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde yıllık %2,3, bir önceki çeyreğe göre %1,1 büyüdü.
- İşsizlik: Mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranı temmuzda 0,5 puan artarak %8,1’e çıktı; istihdam 388 bin kişi azaldı.
- Cari denge: Temmuzda 36 milyon dolar fazla verildi; 12 aylık cari açık 40,7 milyar dolar.
- Rezervler: TCMB’nin toplam rezervleri 4 Eylül haftasında 3,95 milyar dolar azalarak 184,2 milyar dolara geriledi.
Petrol ve Fed: Yeni haftanın dış riskleri
Brent petroldeki yükseliş, Orta Doğu’daki gerilimin enerji faturasına etkisini yeniden gündeme taşıdı. Enerjide büyük ölçüde ithalata bağımlı Türkiye için petrol fiyatı hem cari açık hem enflasyon açısından belirleyici. Bu bağlantıyı Orta Doğu’daki gerilimin Türkiye’ye maliyeti başlıklı yazımızda incelemiştik.
Küresel tarafta gözler 16 Eylül’deki Fed kararında. Vadeli işlem fiyatlamalarına dayanan CME FedWatch verilerine göre piyasalar, Fed’in faiz artırma olasılığını yüzde 86 civarında görüyor. ABD’de faizlerin yükselmesi, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışlarını ve kurları etkileyebilecek başlıca risklerden biri olarak izleniyor.
Vatandaş için ne anlama geliyor?
Politika faizinin %37’de sabit kalması, kısa vadede kredi ve mevduat faizlerinde belirgin bir düşüş beklenmemesi anlamına geliyor. Bankaların kredi fiyatlamasında politika faizi temel belirleyici olduğu için, konut ve taşıt kredisi ya da ihtiyaç kredisi kullanmayı planlayanların maliyetleri yüksek seyretmeyi sürdürebilir. Mevduat tarafında ise yüksek faiz ortamı korunuyor.
Petrol fiyatlarındaki artışın akaryakıt pompa fiyatlarına yansıması ise hem ulaşım harcamalarını hem de taşımacılık maliyetleri üzerinden gıda başta olmak üzere birçok ürünün fiyatını etkileyebilir. OVP’de yıl sonu enflasyon tahmininin yükseltilmesi, bu etkinin resmî projeksiyonlara da girdiğini gösteriyor. Ücret ve aylık artışlarının hangi enflasyon oranına göre belirleneceği sorusu da bu nedenle yılın son çeyreğinde gündemin üst sıralarında kalacak.
Ekonomi gündeminde yeni hafta: Ne beklemeli?
- 15 Eylül: Ağustos ayı merkezi yönetim bütçe dengesi
- 16 Eylül: Konut fiyat endeksi; akşam saatlerinde Fed faiz kararı
- 17 Eylül: TCMB PPK toplantı özeti, konut satış istatistikleri; İngiltere Merkez Bankası kararı
- 22 Ekim: TCMB’nin bir sonraki faiz kararı
Kısa vadede fiyatlamaları üç değişken belirleyecek: petrol fiyatlarının 100 dolar üzerinde kalıcı olup olmadığı, Fed’in kararı ve eylül enflasyonunun seyri. Merkez Bankası’nın karar metninde enerji fiyatlarına yaptığı vurgu, ekim toplantısında da temkinli duruşun korunabileceğine işaret ediyor; ancak nihai yön açıklanacak verilere bağlı olacak.

Kaynaklar: TCMB faiz kararı duyurusu (10.09.2026) ve PPK takvimi; TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi (Eylül 2026); TÜİK Tüketici Fiyat Endeksi (03.09.2026), Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (31.08.2026) ve İşgücü İstatistikleri; TCMB ödemeler dengesi (11.09.2026) ve haftalık rezerv verileri; Orta Vadeli Program 2027-2029 (06.09.2026); Anadolu Ajansı piyasa verileri (11-12.09.2026); İş Yatırım eurobond notu (11.09.2026); CME FedWatch. Piyasa verileri anlık değişebilir; yatırım tavsiyesi değildir.









